Aldatmak Genetik mi

Aldatmak Genetik mi

 

Aldatma tüm dünyada karşımıza çıkan bir durum. Geçmiş dönemlerde erkekler için soylarının devamı adına birçok kadınla birlikte olup hamile bırakmak olsa da, geçen yüzyıllar içerisinde durum farklı bir boyut almakta. Tüketim çılgınlığına, çiftlerin birbirini tüketmesi de dâhil oldu diyebiliriz. Heyecanlı bir flört ve sonrasında gelen ilişki. Zaman içerisinde ilişkide yaşayacak bir şeyler kalmadığı düşüncesi ile farklı partnerlere doğru ilerleme. Günümüzde duruma bakacak olursak; erkekler kadar kadınlarında aldatma oranının arttığı gözlemlenmektedir. “İngiltere'de 2014 kadın ve erkek üzerinde yapılan bir araştırmanın sonuçları bunu kanıtlamaya yetiyor. Araştırmaya göre kadınların yüzde 26'sı; erkeklerin ise yüzde 31'i partnerlerini aldatıyor.”  Amerika’daki uzmanlar ise; erkeklerin sayıyı abartırken, kadınların gizlediğini öne sürüyor. Bu sonuçtan dolayı erkek ve kadınların oranı neredeyse birbirine yakın olarak görülüyor.

 

Birden fazla partnerle birlikte olmak bireyleri rahatsız etmiyor. ‘Sevgilim ya da eşim bilmediği sürece sorun yok’ şeklinde düşünceye sahip olan bireyler hayatlarına bu şekilde heyecan kattıklarını düşünmektedirler. Öte yandan İsveçli bilim adamları aldatmanın genlerden geldiğini öne sürmektedir.

“sosyal hayattaki davranışlarda belirleyici olan vasopressin hormonu üzerinde etki olan bir genin; erkekleri aldatma, partnerleri ile zayıf ilişki kurma ve evlenmemeye yönelttiğini öne sürüyor. Stokholm'deki Karolinska Enstitüsü tarafından yürütülen araştırmada, en az beş yıldır birlikte olan çiftlere ilişkilerinin gücünü tespit etmek amacıyla son bir yılda ayrılıp ayrılmadıkları ya da herhangi bir evlilik krizi atlatıp atlatmadıklarına dair testler yapıldı. Araştırmanın sonuçlarına göre AVPR1A 334 isimli bu genden iki tane sahip olan erkeklerin diğerlerine oranla evliliklerinde çok daha fazla kriz yaşadığı ve partner'lerine bağlılık konusunda zayıf oldukları ortaya çıktı.”

“İngiltere'deki Londra St. Thomas Hospital İkiz Araştırmaları Bölümü'nden Prof. Tim Spector ve ekibi; 1600 tek ve çift yumurta ikizi üzerinde yaptıkları araştırmayla, kadınların sadakat ve genetik yapıları arasında doğrudan bir bağlantı olduğunu iddia etti.”

 

Psikologların çoğunun ortak fikri ise; ebeveynlerin örnek alınmasından geçiyor. Tek eşlilik yerine çok eşliliğin tercih edilmesi ve bu durumdan çocuğun haberdar olması zaman içerisinde çocuğun bunu normalleştirmesinden de gelişebiliyor. Böylece yetişkin bir birey olduğunda sadakatsizliği normal olarak değerlendirebilecektir. Dahası narsist, egosu şişkin ve yeni bireyler tarafından beğenilme arzusu içerisinde olan bireyler de aldatmaya meyilli olabilmektedirler. Genetik faktörün dışında kişinin hangi yönü tercih edeceği yine kişinin kendisinde saklı kalıyor.

 

 

 

 

Psikolog Feza OKTAY