Batıl İnançların İnsan Psikolojisindeki Etkileri

Batıl İnançların İnsan Psikolojisindeki Etkileri

Dünyanın birçok yerinde batıl inanışlar karşımıza çıkmaktadır. Mantıksal olarak bir açıklaması olmayan durumlardır. Birçok batıl inanış bulunur. Bunlardan en bilindikleri;  kulak memesini çekip tahtaya vurmak, merdiven altından geçmek, kara kedi görmek, 13 sayısının uğursuzluğu, ayna kırılması, birinin elinden keskin bir alet (bıçak, makas, falçata vb.) almak ve ona tükürmek, ağzı açık makas bırakmak, tavşanayağı, üzerimize kuş pislemesi, küçük havuzlara bozuk para atmak, dört yapraklı yonca vb. batıl inanışlardır. Peki, hayatımıza o veya bu şekilde giren batıl inanışlar psikolojimizi ne kadar etkilemekte?

 

Geçmişten günümüze birazcık da çocukları etkilemek adına da söylenen batıl inanışlardır. Örneğin; “gece sakız çiğnenmez. Ölü eti çiğnemiş gibi olursun.”  gibi. Hoşlanılmayan şeyleri yasaklama adına yapılan yanlış davranışlar. Doğduğumuzdan itibaren çevremizdeki bireylerin yapması sonucu öğrendiğimiz bir durumdur. Açıklayamadığımız durumlarda ya da belirsizliklerde de batıl inanışlara başvurulabiliyor. Yaşamımızda olumsuzlukların başımıza gelmemesini isteriz.

Batıl inanışın bir açıklaması olmamasına rağmen olumsuz bir şey yaşamamak adına çok yoğun bir isteğimiz, motivasyonumuz var. Dış faktörlerin etkisinden etkilenen, kendisini içsel olarak yönetemeyen bireylerde daha çok gözlemlenmektedir. İç denetim ve dış denetim odağı bireyin hayatında etkili rol oynar.

İç denetim odağında; yaşadığınız şeylerin sebebini kendinizle bağdaştırmanız. Örnek: “ben böyle yaptığım için bu başıma geldi.”

Dış denetim odağında; başına gelen olayı kendi dışında bir şeye dayandırmak. Örnek: “çok güldüm ben bu kadar gülmeyi hak etmiyorum. Başıma kötü bir şey gelecek.”  gibi.

Algıda seçicilik ile birey kötü şeyleri görmeye başlıyor. Ve olumsuz bir şey ile de birleştiriyor. Ne kadar çok kaçınılsa da zihin kötü olana odaklanmaya başlıyor.

 

Kendinden emin, özgüven sahibi bireylerde bu gibi durumlar gözlemlenmez. Düşünce şeklimizi nasıl yönetirsek öyle şekillenecektir. Hayatımızı yönlendirmek her zaman bizim ellerimizde olmayabilir.

 

 

Psikolog Feza OKTAY