Bilinçdışı Etkileri

Bilinçdışı Etkileri

Bilinçdışı dendiği zaman, genelde akla gelen hep “buz dağı” örneği olur. Bilindiği üzere buzdağının gördüğümüz, yani suyun üzerinde kalan kısmıdır. Suyun altında ise; devasa bir kütle bulunur. İşte bu bizlerin göremediği, su altında kalan devasa kütle bilinçdışımızı temsil eder.

 

Bilinçdışı, bilinçten çok farklı olarak sezgisel yeteneklerimizin de, tüm donanımımızın da içinde bulunduğu koca bir ummandır. Bilinç düzeyinde farkında olmadığımız, bütün donanımlarımızın olduğu yerdir. Bilinçdışına inmek; bilinmeyeni bilmek, görülmeyeni görmek gibidir. Son on yılda ivme kazanan bilinçdışı ile ilgili çalışmalar, hak ettiği karşılığı almaya başlamıştır.  Hastalıkların sebeplerine inebilmek, nedenlerine ulaşabilmek için kullanılan çeşitli yöntemlerle bilinçdışında oluşan şeyleri su yüzüne çıkarmak da mümkündür. Bilinçdışına girmenin iki yöntemi olduğundan bahsedilebilir.

1.      Yöntem: bireyin rızası olmak koşuluyla yapılan hipnoz.

2.      Yöntem: bireyin farkına dahi varamadığı şekilde onun zihnini kontrol edebilmektir.

Hipnoz günümüzde bilinen bir yöntemdir. Bireylere süreç anlatılarak kafalarında soru işareti kalmaksızın uygulanan bir yöntemdir.

Zihin kontrolü, bireyin farkında olmamasından ötürü ürkütücü gelebilir. İşte bu durum yapılan müdahaleye göre değişkenlik gösterir. Zihin kontrolünde masum gibi görülen bilinçdışı kontrolü her zaman masumane bulunmadığı için buna bir komplo teorisi olarak da bakılmaktadır.

Farkında olmaksızın bireyler birbirlerinin bilinçdışını sürekli beslerler. Bilinçdışı sürekli kayıttadır. İkna kabiliyeti yüksek olan bireyler bunu kullanmayı iyi bilirler.

Örneğin; tekrar etmek, yani büyüklerimizin de dediği gibi “40 kere söylersen olur.” İfadesi yerindedir. Çünkü bir fikri bir insana sürekli tekrar ederseniz, bir süre sonra birey bu fikri kabullenecektir. Reklamlar bunun en açık örneğidir. Uzun bir reklam yayınlandıktan bir süre sonra ekrana kısaltılarak verilir. Fakat kesilen sahneleri eksiksiz hatırlarız.

Direkt olarak fikir söylemek yerine fikrin etrafında dolaşan cümlelerden giderseniz, karşınızdaki birey size o fikirle gelecektir. Ters psikoloji de oldukça etkilidir. “temizlik yap!” yerine, “temizlik yapmayalım onun yerine kadın tutalım, biraz para ver.” Bir ters psikoloji etkisidir. Çoğu zaman işe yaradığı görülmüştür. Renklerin de bilinçdışı etkileri çoktur. Örneğin; restoranlar genellikle kırmızı rengi tercih eder. Kırmızı iştah açan bir renktir.

Tüm bunların dışında komplo teorisi kısmında ise; ne yazık ki canlı bombalar ya da terörist olma yolunda olanlarda da halk arasında beyin yıkama dediğimiz durum meydana gelebilmektedir.

 

Her şeyin doğru ve kurallara uygun yapıldığı yarınlara ulaşmamızı umut etmekteyiz.

 

Psikolog Feza OKTAY