Güvenli-Güvensiz Bağlanma

Güvenli-Güvensiz Bağlanma

Çok küçük bebekler herkes tarafından kucaktan kucağa dolaştırılmaya bayılırlar. Ama sekizinci aya gelindiğinde bir şeyler değişmeye ve yabancı kaygısı oluşmaya başlar. Bu durum gerçekleştiğinde bebek sadece yabancıların etrafında değil, önceden tanıştığı insanların yanında da rahatsızlık hisseder. Böylece bebeğin anneannesi tarafından tutulmak istememesi gibi sıkıntılı durumlar meydana gelebilir. Çoğu bebek bu şekilde tepki verse de tümü aynı şekilde davranmaz.

 

Bazılarının ebeveynleriyle aralarında güçlü bir bağ yoktur. Bazılarınınsa pek yabancı kaygısı yoktur. Mary Ainsworth (gelişim psikoloğu) “Yabancı Durum” denen bir çalışma yapmıştır. Bir anne ve çocuğu daha önce bulunmadıkları bir yerdeki odaya girerler. Odada deneyin bir parçası olan yabancı da vardır. Deneyin ilk aşamasında anne sandalyeye oturarak çocuğunun odayı keşfetmesine olanak tanır. Ebeveyn ya da bakıcı değil ‘anne’. Çünkü araştırmanın ilk olarak odaklandığı konu ‘anne ve çocuk etkileşimleri’ aynı odada anne ve yabancı var ve çocukla herhangi bir etkileşime girmiyorlar. Deneyin belli bir noktasında anne kalkıp odayı terk etmektedir. Ve bunu dikkatleri çok da üzerine çekmeden yapması önemlidir. Yani çocuğunun yanına gidip ona ‘hoşça kal’ demiyor. Onun yerine direkt sessizce kalkıyor ve odayı terk ediyor. Böylece bebek yabancıyla yalnız kalıyor. Belli bir süre sonra anne odaya geri dönüyor. Böylece deney başladığı gibi sonlandırılmış oluyor. Anne-yabancı ve çocuk başlangıçtaki gibi odadalar. Buradaki amaç; odaya ilk girdiklerinde bebek ortamı mı keşfedecekti? yoksa anneye bağımlı mı oturacaktı? İkinci amaç ise; annenin gittiğinde çocuğun nasıl bir tepki verdiği? Annesi gittiğinde çocuk ağlamaya mı başlıyordu? Yoksa oyun oynamaya devam mı ediyordu? Ve son olarak da anne odaya geri döndüğünde çocuğun annesine nasıl bir tepki verdiği araştırılmaktadır. Annenin döndüğüne seviniyor mu? Yoksa üzülüyor mu? Yoksa tamamen görmezden mi geliyordu? Araştırmacılar ellerindeki verilere baktıktan sonra, çocukları iki ana gruba ayırdılar: güvenli bağlanma ve güvensiz bağlanma. Çocukların büyük bir çoğunluğu yani yaklaşık %60’ı güvenli bağlanma özelliği gösteriyor.

Bu da birkaç farklı anlama geliyor;

İlk olarak çocuk odayı keşfetme konusunda rahat davranıyor, odada bulunduğu ilk birkaç dakika annesine yakın durmuş olabilir ama zamanla kendini etrafı gezip keşfedecek kadar rahat hissediyor. Oyun oynarken annelerine baktıkları veya ona doğru yürüdükleri anlar olabilir ama bu çocuklar genel olarak odayı kendi başlarına keşfedecek kadar rahat hissediyorlar. Annenin odadan ayrılması ise farklı bir hikâye, çocuklar annenin yokluğunu hissettiklerinde çok üzülüyorlar ve endişeleniyorlar. Ama anneleri geri döndüğünde bu endişeleri yok oluyor. Anne odaya geldiğinde çocuk yanına gidip onunla temas kurmak istiyor.

Güvensiz bir şekilde bağlanan çocuklarsa; farklı bir şekilde davranış sergilediler. Bu çocuklar odaya ilk getirildiklerinde güvenli bağlanan çocuklar gibi annelerine bağlı kalıyorlar ama güvenli bağlanan çocukların aksine, güvensiz bağlanan çocuklar annelerinin yanında kalmaya devam etmekteydiler.  Odayı keşfetme eğilimine hiç girmedikleri gözlemlenmiştir. Anneleri odadan gittiğinde yine güvenli bağlanan çocuklar gibi çok üzüldüler ama güvenli bağlanan çocuklardan farklı olarak anneleri geri döndüğünde ise endişeleri sona ermemektedir. Bu şekilde iki bağlanma çeşidinin olduğunu öğrenmiş oluyoruz.

 

Bu farklılıkların sebebi ise;

Ebeveynlik şekli bu konuyla çok alakalıdır. Bebeklerine karşı hassas ve duyarlı olan anneler, güvenli bağlanma davranışı gösteren çocuklara sahip olma eğilimindedirler. Duyarsız gibi görünen ya da bebeklerinin ihtiyaçlarına karşı zaman zaman ya da her zaman tepkisiz kalan anneler, güvensiz bağlanma davranışlarını şekillendirme eğilimdedirler. Gelecekteki yetişkin ilişkilerinde temeli hazırlanmış olur.

 

Psikolog Feza OKTAY