İnsanlar Neden Mutsuzluk Yaşar?

İnsanlar Neden Mutsuzluk Yaşar?

     Mutsuzluğu, karamsarlık durumu ve umudun olmayış hali olarak tanımlamak mümkündür. Hayattan zevk alamama durumlarında, her gün yapılan şeylerden sıkılma ve monotonluğun söz konusu olduğu hallerde kendini gösterebilmektedir. İnsanların çoğu mutlu olduklarını bilmedikleri için mutsuzluğa düşmektedirler. Etraflarındaki mutluluk ayrıntılarını göremedikleri ve sadece mutsuz edici şeylere odaklandıkları için mutsuzluk duygusunu yaşarlar.

     Günümüze mutluluğun ölçüsü ne yazık ki maddi şeylere yöneltilmiş ve manevi yaşantımızdaki mutluluk sebepleri göz ardı edilmeye mahkum olmuştur. Geçmişteki yıllarda neden daha mutlu olduğumuzu düşünürüz de günümüzde, eski günlerdeki mutluluklarımızı arar oluruz. Neden maddi şeylerin bizi mutlu edeceğini düşünürüz de çocukluk yıllarımızdaki yokluklar içindeki mutluluğumuzu arar oluruz. Şimdiki nesil çok şanslı olmakla birlikte aslında şanssız. Tüm istediklerine sahip olabildikleri için mutluluk duygusunun bunlara sahip olabilme hevesinden geçtiğini öğrenemiyorlar. Hayallerini kuramadan istedikleri şeyleri önlerinde buluyorlar. Böyle olunca da her şeye kolayca sahip olabileceklerini düşünüp yetişkinlik evresinde hayatın acı gerçekleriyle karşı karşıya kalıyorlar. Hayatta uğraşılması ve kazanılması gereken şeyler olduğunu öğrenemiyorlar. Hal böyle olunca mutluluğa giden yolun sabır gerektiren kısmını öğrenemedikleri için kolaylıkla mutsuzluğun kapılarını aralamış oluyorlar. Halbuki her şeyin bir zamanı var ve bizler istesek de istemesek de bu zamanı beklemek durumundayız.

     Bazı durumlar var ki bunların üzerine düşündüğümüz zaman biraz olsun mutsuzluğun neden hakim olduğunu anlayabilmemiz mümkün. Geleceği bekleme alışkanlığı veya geçmişe takılıp kalma, anımızdaki mutluluklarımızı öteleyen şeylerdir. Sürekli geleceğin planını yaparak daha iyi şartlarda yaşama düşüncesine sahip insanlar aslında mutsuz olma eğilimine daha yatkındırlar. Maaş artışı, yeni bir ilişki, yeni bir ev vs. gibi değişkenlere bağlı olarak mutluluğumuzu ayarlamaya çalışmanın hayal kırıklığı oluşturma ihtimali fazladır. Sürekli geçmişin mutlu günlerinde yaşarsak da bugünlerimizin de gelecek için mutlu geçmişler olmasını sağlayamayız. Çaresizlik duygusu ve kendini kurban olarak görme alışkanlığı ise bir şeyleri iyi hale getirmek için gösterilecek çaba durumuna engel olmaktadır. Sürekli bir şeylerden yakınmak ise mutsuzluğu körükleyen bir davranıştır. Şikayet ederek ve yakınılan şeyler hakkında konuşarak negatif düşünceleri doğrulamak iyi hissettirmez. Kıskançlık duygusu bir başka mutsuzluk sebebi olarak karşımıza çıkar. Çevredeki insanları kıskanarak onları rakip görmek kişiyi yorduğu gibi devamlı bir rekabet haline sokar. Rekabete girip anlık mutlu olunduğu yanılgısına düşülse de bu uzun soluklu olmayacak olup diğer kişilerle aranızdaki ilişkiyi olumsuz etkileyecektir.

     Mutluluk için mükemmeli hedeflemek yerine sahip olduğumuz güçlü yönlerimize odaklanmalı, kuvvetli aile ve arkadaşlık bağları kurmalı ve koyduğumuz hedeflere ulaşma yolunda sabırla, adım adım ama sağlam yol alarak ilerlemeyi öğrenmeliyiz.

Uzman Klinik Psikolog Hande DURUKAN