Mobbing Mağduru Olmak

Mobbing Mağduru Olmak

Bir çalışanın ruh sağlığına, benliğine ve fiziksel sağlığına yöneltilmiş ciddi bir saldırıdır. Anlık tartışmalar, gündelik zıtlaşmalar veya bir anlık saldırganlık göstergesi mobbing olarak gösterilemez.

 

Bu durumun tarifinin iyi yapılması gereklidir. Mobbing önceden planlanmış, sinsi bir şekilde planlanan, çeşitli stratejiler içeren sistematik olarak devam eden ve zamana yayılmış bir saldırılar silsilesidir. Bu anlamda mağdurun, büyük anlamda tahrip edecektir. Ve bazen uzun süre onarılmayacak hasarlar bırakabilmektedir. Bu anlamda mobbing yapan birisinin en azından ahlaki olgunluğa ulaşmamış, sadistik eğilimleri olan, bundan zevk alan bireyler olduğunu söyleyebiliriz. Mobbing uygulayan birey; kendini yetersiz hisseden, öz güveni düşük, kendisiyle yüzleşemeyen, kompleksleri olan ve bunun karşısında üretken, çalışkan, idealist kimselere katlanamayan bireyler olarak karşımıza çıkarlar.

Mobbing mağduru olmaya yatkın bireyler ise; nevrotik (çatışmalı) kişilik yapısına sahip olanlar, diğer çalışanlara göre daha içe dönük sessiz yapıya sahip bireyler daha fazla mobbinge maruz kalmaktadır. Aynı zamanda iş yerindeki ortalamaya göre; daha başarılı,  özverili, fedakâr, idealist, işini severek yapan ya da kariyer basamaklarını daha hızlı çıkmayı umut vadeden kişilerin diğer çalışanlar tarafından mobbinge maruz bırakılabileceğini söyleyebiliriz. Ya da tam aksine olarak çalışan bireylerin de mobbinge maruz kaldığından bahsedilebilir. Farklı şekillerde de mobbinge maruz kalınılabilir. Kişisel rekabet, haz etmeme ya da taciz gibi durumlarda mobbingin içinde yer almaktadır.

 

Mobbing mağdurlarının psikolojik sorunları nasıl çözümlenmelidir?

İlk olarak mobbing mağdurunun ayrıntılı bir öyküsü alınmalıdır. Mobbing konusunda bilgiye sahip psikolog ya da psikiyatr tercih edilmelidir. Aksi durumlarda uzman, bireyin paranoid düşünceleri olduğunu, uyum bozukluğunun olduğunu veya kişilik bozukluğu olduğunu düşünebilir. Oysaki mobbing aslında iş hayatında görülebilen, gözlenebilen gerçekten de stratejik olarak planlanmış bir olay olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bireye empatik yaklaşmak oldukça önemlidir. Duygularını aktarmasında destekleyici davranmak gerekmektedir. Çünkü kişi anlaşılmadığı hissi içerisindedir. Terapötik girişimle birlikte psikiyatra yönlendirilmesi de önemlidir. Çünkü klinik tabla daha net olarak gözükmeli, gerektiğinde de ilaç tedavisi de uygulanabilmelidir. Çoğunlukla mobbing mağduru danışanlarda majör depresyon ve travma sonrası stres bozukluğuna rastlandığı için ilaç tedavisiyle birlikte yönetilen terapi süreci çok daha etkili olacaktır.

 

Psikolog Feza OKTAY