Öğrenme Bozukluğu

Öğrenme Bozukluğu

Özel öğrenme bozuklukları; okuma, yazma ve matematik, kendini ifade etme, mekânda yönelme alanlarından bir ya da bir kaçında ya da tümünde güçlük çeken çocukları kapsar.

 

Bu çocuklar;

Normal ya da normal üstü zekaya sahip, psikolojik/psikiyatrik bir hastalığı olmayan, duyusal özrü olmayan, dinleme, konuşma, akıl yürütme, matematik becerilerin kazanılmasında ve kullanılmasında güçlükleri olan, sosyal algılama ve etkileşim sorunları olan, standart eğitime rağmen, yaşına ve zekasına uygun olmayan düzeyde başarı gösteren çocuklardır.

Okul çağı çocuklarının %1-33’ünde erkeklerde kızlara oranla 3-10 kat daha fazla görülmektedir.

Belirtiler:

Ø  Sözcüğü ters çevirmek

Ø  Okurken satırı takip edememek

Ø  Görsel sembolleri karıştırmak

Ø  Okuduğunu anlamam, ya da hatalı okumak

Ø  Sözlü yönergeyi dinlemede ve izlemede güçlük

Ø  Harflerin sırasını karıştırmak

Ø  Sözel ve yazılı ifade güçlüğü

Ø  İşitsel algı sorunları

Ø  Dikkat ve konsantrasyon güçlükleri

Ø  Zaman-mekân sorunları

Ø  Sağ-sol karıştırma

Ø  Matematik güçlükleri

Ø  Uyum davranış sorunlarıdır.

 

Özel öğrenme bozukluğu olan çocuklara tanı konuşması, dikkatli ve titiz bir çalışma gerektirir. Psikolojik değerlendirmeler, gerektiği durumda psikiyatrik tıbbi değerlendirmeler yapılabilir. Tanı kesinleşmişse; tıbbi, psikolojik, eğitimsel yardımlar planlanır ve uygulamaya konur.

Özel öğrenme güçlüğü, hayat boyu sürecek bir düşünme farklılığı durumudur. Bu bireylerin her biri, birbirinden farklıdır. Bu nedenle, bireye özgü baş etme planları oluşturulur.

 

Okul başarısı için, etkili öğrenme ve verimli çalışma gereklidir. Öğrenme davranışı, herhangi bir bilgiyi algılama, anlamlandırma, diğer bilgilerle karşılaştırma, kaydetme ve uygun görüldüğünde hatırlama ve defalarca kullanma becerisine verilen addır.

Dışarıdan gelen bilgiler, beş duyu ile algılanıp, önce kısa süreli hafızaya yerleşir. Eğer bu bilgiler zamanla kullanılmazsa, artık işe yaramadığı için unutulur. Çünkü her şeyi aynı anda hatırlamamız mümkün değildir. İşe yarayan bilgilerin hatırda olması ve yeni bilgiler için hafızada yer olması gerekir. Eğer herhangi bir bilginin önemi söz konusu ise; düzenli ve aralıklı tekrarlar ile yine kullanılmak üzere uzun süreli hafızaya depolanır.

 

 

 

Psikolog Feza OKTAY