Rüyaların Psikolojideki Yeri

Rüyaların Psikolojideki Yeri

Bir gecede görülebilecek toplam rüya sayısının 6 olduğu söylenmektedir. Rem (derin Uyku) evresinde uyku görürüz. Gördüğümüz rüyalar kimi zaman çok uzun, kimi zaman da çok kısa gelmektedir. Bazen korkarak uyanırız, bazen de yüzümüzde bir tebessümle. Rüyalarımızda gördüklerimizin de psikolojide bir takım karşılıkları vardır. Bunlara kısaca göz atmak gerekirse;

 

Aç/Açlık: genellikle duygusal ya da cinsel bir özlemi temsil eder. Aynı zamanda kişisel başarı ya da kişisel gelişme isteğini de ifade eder.

Ada: bilinçli egonun bilinçdışı ile ilişkisinin bir simgesi olabilir. Denizle birlikte görülüyorsa annenizle ilişkinizi temsil edebilir. Deniz adayı yutmaya mı çalışıyor? ( çok güçlü bir anne bağı)

Ağaç: yaşam ilkesini ya da büyümeyi simgeleyebilir. Zihinsel ya da ahlaki dengesizliğin panzehrini sunabilir. Kurumuş bir ağaç ise; kurallarla çok fazla yaşayan bir insanı simgeleyebilir.

Ahtapot: Kendi kişiliğinize sahip olmanızı engelleyen bir anne ya da anne bağımlılığını betimler.

Alacakaranlık: Karşıtların birleşmesi, iyi-kötü, kadın-erkek, bilinç-bilinçdışı. Ölüme yaklaşma ya da bir aşamanın sona ermesi.

Anahtar: Yaşamın size, kendinizi gerçekleştirme veya o zamana kadar kullanılmamış yeteneği kullanma fırsatı sunduğunun işaretidir.

Araba: Sizi ve yaşamınızı denetleme işinde; amaçlarınıza ulaşmada etkinliğinizi temsil eder. Arabayı siz kullanıyorsanız; sorumluluklarınızı başkası kullanıyorsa; başkasına aşırı bağımlı olduğunuzu ifade ediyor olabilir.

 At: cinselliğin bir simgesi olabilirken, at binmek ise; cinsel eylemi simgeleyebilir. Bağlanmış bir at görmek; kendinizi suçluluk duygularından veya yaşamın size zevk almanızı önleyen şeylerden kurtarmanız gerektiği anlamına gelebilir.

Ay: okyanusların gelgitlerini ve yağmuru, regl ve doğumu yönetir.

Ayak-Ayaklar: yaşamınızın yönüne ya da yönsüzlüğüne yeniden bakmanız gerektiğini belirtmektedir. Ayaklar yaşamınızın dayandığı şeyi simgeleyebilirler.

Ayakkabı: Freud, ayakkabı ya da terliğin kadın cinsel organlarının bir simgesi olduğunu söyler.

Ayı: Erkek ruhunun dişil yanını simgeleyebilir. Anneyi de simgeleyebilmektedir. Ya gerçek anneniz ya da bilinçdışında olan bilgeliğidir.

Ayna: aynada gördüğünüz şey büyük olasılıkla kendinizsiniz fakat bilinçdışınızın gördüğü şekilde. Kendinizi görme biçiminizi; başkalarının sizi görmesini istediğiniz biçimi, ya d ayaşamda oynadığınız oyunu temsil edebilir.

Balık: psikolojik açıdan bu kişisel gelişim anlamına gelmekle beraber,  gerçek benliğimizin bir simgesi olarak işlev görür.

Batmak: depresyon ya da umutsuzluk, ölümü simgelerken öte yandan da bir gemi ya da vapur batıyorsa; bu yaşamınızda bir şeyin sonunu simgeleyebilir.

Baykuş: genel olarak erdemi; bilinçdışına dahil olan erdemi, sezgiyi ya da bilinçdışının bilgesini simgeleyebilir.

Bıçak: derin, yıkıcı, bastırılmış duyguları ifade etmektedir.

Bomba: bastırılmış istek ve dürtüler eninde sonunda patlayarak size ve başkalarına büyük zararlar verebilir. Onlara bilinçli dikkat göstererek ve günlük yaşamınızda bir yer ayırarak onlarla ilgilenin.

Boş-Boşluk: benlik simgesi olabileceği gibi kendi boşluğunuzu temsil edebilir. Freud’a göre insan bir şeyi bastırdığı ya da sindirdiği zaman çoğunlukla o şeyin yerine hiçbir şey gelmez.

Boynuz(lar): boynuzlu hayvanlar çoğunlukla erkek cinselliği, erkeklik, saldırganlığın simgesidir. Aynı zamanda verimliliği ve ruhunuzdaki gelişme gücünü betimler.

Böcekler: İç benliğinizin böyle bir kılıkta ortaya çıkması ya da böyle bir temsilci kullanması, ,ç benliğinizi küçümsemenizin bir yansımasıdır.

Bulut(lar): farklı ruh hallerini, karanlık ya da aydınlığı, iyimserliği ya da depresyonu simgeleyebilir.

Buz: donmuş duyguyu, korku ya da suçluluktan hareketsizleşmiş duyguyu ifade eder.

 

Rüyada gördüğünüz nesnelerin bu kadarla sınırlı olmadığını belirtmekte fayda var. İlerleyen haftalarda devamını sizlerle paylaşacağım.

 

 

Psikolog Feza OKTAY