Sahte Psikolog

Sahte Psikolog

Ülkemizde hızla yayılan üzücü bir haber maalesef sahte psikologlar. Bir sürü haber yazılıp çizildi bu konuyla ilgili olarak. Gerçekten bu yola baş koyan psikologlar bu durumdan ciddi rahatsızlıklar duydu.

 

Aslına bakılırsa böyle bir yola başvuran ve ben psikoloğum diye ortada gezinen ‘sahte psikoloğa’ kızmamak gerek. Asıl yapılması gereken ben psikoloğum diyen bir bireyin öz geçmişini araştırmak,  incelemek, referanslarına bakmak, yaptığı işleri okumak önemlidir. Büyük diye isimlendirdiğimiz televizyon kanalları öyledir ki araştırma yapmaksızın bu gibi bireyleri ekranlara çıkartıyorlar ya da sosyal medya hesaplarından öyle güzel psikologculuk oynuyorlar ki insanlar inanabiliyor.  Maalesef ki toplum olarak o kadar sorgulamadan uzağız ki gösterişli reklamlara çabuk inanıyor ve kör kütük böyle insanlardan hizmet almaktan çekinmiyor ve araştırmıyoruz. Bu demek değil ki her reklamı dönen de işinde sahtedir.

 

Şunların çok iyi bilinmesi gerekmektedir;

Öncelikle psikologlar ruh sağlığı çalışanlarıdır. Üniversitelerin edebiyat fakültelerine bağlı psikoloji bölümünde 4 yıllık (hazırlık okuyanlarda bu 5 olabilir) eğitimlerini tamamlayarak psikolog unvanını alırlar. Mezuniyetten sonra da alınması gereken birtakım eğitimler vardır. Bu eğitimler de çeşitli dernek, enstitü ve danışmanlık merkezlerinden alınır. Bunlar; psikolojik testlerin oluşturduğu eğitimler, psikoterapi eğitimleri, aile danışmanlığı (450 saatlik bir eğitim zorunluluğu vardır), cinsel terapiler, oyun terapisi vb. gibi eğitimlerdir. Bu gibi eğitimlere katılan psikologlar eğitimin içeriğiyle ilgili sınava tabii tutularak sertifikalandırılır. Bazı söyleşi ya da kısa seminer tarzı eğitimlerde ise; katılım belgesi almaya hak kazanırlar.

İşin uzmanlık kısmına gelecek olursak; 4 yıllık eğitimini tamamlayan psikolog yüksek lisansa başvurma hakkına sahiptir. Bunun için de belli kriterler gereklidir. Şöyle ki; yüksek lisans bir diğer adıyla master, tezli ve tezsiz olarak ikiye ayrılır. Tezli yüksek lisans için ALES(Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Giriş Sınavı)  adı verilen sınava girilmiş ve başarı sağlanmış olunması gerekmektedir. Tezsiz yüksek lisansta ise; ALES adlı sınava girme şartı aranmamaktadır. Yüksek lisans yapıp yapmamak tamamen psikoloğun kendi seçimine bağlıdır.

 

Bireyler birtakım haklara sahiptir. Ve bu hakları sonuna kadar kullanabilirler.

Bunlar;

Danışmanlık hizmeti alacağınız psikoloğun diplomasını görmek isteme eğer yabancı bir okuldan mezun ise; yeminli tercümandan çevrilmiş diploma sureti.

Yüksek lisansını tamamladıysa uzmanlık diploması ve yine aynı şekilde yabancı bir okuldan mezun ise; yeminli tercümandan çevrilmiş diploma sureti.

Verdiği terapi hizmetlerini verebileceğine ilişkin çeşitli belge ve sertifikaları.

Uyguladığı psikolojik testleri uygulayabilir ve raporlayabilir olduğuna dair belgelerin ibrazı.

Çalıştığı kurumda ayrıntılı öz geçmiş örneği.

 

Eğer ki bir psikolog size bu belgeleri sunmak konusunda zorluk yaşatıyorsa, o kişiden destek alıp almamak konusunda bir daha düşünmenizde fayda vardır.  Zira psikologların sıkça karşılaştıkları cümleler şöyle olabilmektedir, “biz daha önce de psikoloğa gittik belki bilirsiniz ünlü psikolog” ya da pedagog ya da adı her neyse. Lütfen bu mesleğin ilmini almamış insanlara itibar etmeyiniz ve olur olmadık insanlara çeşitli (nlp, koçluk) vesaire gibi eğitimler veren kurumlardan alınan belgelere de itibar etmeyiniz. Basit bir örnek vermek gerekirse, ev hanımı konuyla alakası yok  ama aldığı koçluk ya da herhangi bir eğitimle terapistlik yapabiliyor.

 

Asla araştırmaktan ve sorgulamaktan çekinmeyiniz. Ruh sağlığı da beden sağlığı kadar önemlidir.

 

Psikolog Feza OKTAY